<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MEME SAĞLIĞI &#8211; makromasti.com</title>
	<atom:link href="https://makromasti.com/meme-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://makromasti.com</link>
	<description>Büyük göğüslü kadınlar için sağlık sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 Sep 2023 21:20:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Memenin Alınması &#8211; Mastektomi Ameliyatı</title>
		<link>https://makromasti.com/memenin-alinmasi/</link>
					<comments>https://makromasti.com/memenin-alinmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 20:57:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=723</guid>

					<description><![CDATA[Memenin tümünün cerrahi olarak alındığı operasyona mastektomi denir. Memenin alınması, bazı durumlarda meme kanserinin tedavisi veya önlenmesi amacıyla uygulanabilir. İşte mastektominin düşünülebileceği bazı durumlar: İnvaziv meme kanseri: Meme kanseri hücrelerinin memenin dışına yayıldığı durumlarda mastektomi gerekebilir. Duktal karsinoma in situ (DCIS): Meme kanserinin en erken formudur ve kanser hücreleri sadece süt kanalları içinde bulunur. Bazı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="flex-1 overflow-hidden">
<div class="react-scroll-to-bottom--css-uhooh-79elbk h-full dark:bg-gray-800">
<div class="react-scroll-to-bottom--css-uhooh-1n7m0yu">
<div class="flex flex-col text-sm dark:bg-gray-800">
<div class="group w-full text-token-text-primary border-b border-black/10 dark:border-gray-900/50 bg-gray-50 dark:bg-[#444654]" data-testid="conversation-turn-3">
<div class="p-4 justify-center text-base md:gap-6 md:py-6 m-auto">
<div class="flex flex-1 gap-4 text-base mx-auto md:gap-6 md:max-w-2xl lg:max-w-[38rem] xl:max-w-3xl }">
<div class="relative flex w-[calc(100%-50px)] flex-col gap-1 md:gap-3 lg:w-[calc(100%-115px)]">
<div class="flex flex-grow flex-col gap-3 max-w-full">
<div class="min-h-[20px] flex flex-col items-start gap-3 overflow-x-auto whitespace-pre-wrap break-words">
<div class="markdown prose w-full break-words dark:prose-invert light">
<p>Memenin tümünün cerrahi olarak alındığı operasyona mastektomi denir. Memenin alınması, bazı durumlarda <a href="https://makromasti.com/meme-kanseri-belirtileri/" target="_blank" rel="noopener">meme kanserinin tedavisi</a> veya önlenmesi amacıyla uygulanabilir. İşte mastektominin düşünülebileceği bazı durumlar:</p>
<ol>
<li><strong>İnvaziv meme kanseri:</strong> Meme kanseri hücrelerinin memenin dışına yayıldığı durumlarda mastektomi gerekebilir.</li>
<li><strong>Duktal karsinoma in situ (DCIS):</strong> Meme kanserinin en erken formudur ve kanser hücreleri sadece süt kanalları içinde bulunur. Bazı DCIS vakalarında, riskin azaltılması veya diğer tedavi seçeneklerinin uygun olmadığı durumlarda mastektomi yapılabilir.</li>
<li><strong>Yeniden oluşan meme kanseri:</strong> Daha önce meme koruyucu cerrahi (lumpektomi) ile tedavi edilen bir kişide meme kanseri yeniden ortaya çıkarsa, bazen mastektomi önerilir.</li>
<li><strong>Genetik risk:</strong> BRCA1, BRCA2 gibi meme kanseri riskini artıran genetik mutasyonların taşıyıcısı olan kadınlar, kanseri önlemek için profilaktik (önleyici) mastektomi düşünebilirler.</li>
<li><strong>Radyasyon tedavisine uygun olmayan durumlar:</strong> Lumpektomi sonrası bazen radyasyon tedavisi önerilir. Ancak radyasyon tedavisine uygun olmayan hastalarda veya radyasyon tedavisini kabul etmeyen hastalarda, mastektomi tercih edilebilir.</li>
<li><strong>Büyük tümörler:</strong> Meme boyutuna göre tümörün büyük olması, meme koruyucu cerrahinin (lumpektomi) zor veya imkansız olmasına neden olabilir. Bu durumlarda mastektomi daha uygun bir seçenek olabilir.</li>
<li><strong>Difüz veya yaygın anormal mamogram bulguları:</strong> Bazen memede tümör veya diğer anormal yapıların yaygın olması lumpektominin zor olmasına neden olabilir.</li>
<li><strong>Önceki radyasyon tedavisi:</strong> Meme üzerinde daha önce radyasyon tedavisi görmüş hastalarda, bir kanser tekrar oluşursa, mastektomi önerilebilir.</li>
<li><strong>Kişisel tercih:</strong> Bazı kadınlar, meme kanserinin tekrar riskini en aza indirmek için veya genetik risk nedeniyle mastektomi seçebilirler.</li>
</ol>
</div>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-724" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2023/09/memenin-alinmasi.jpg" alt="memenin alinmasi mastektomi" width="246" height="238" /></p>
<div class="markdown prose w-full break-words dark:prose-invert light">
<p>Ancak mastektomi kararı birçok faktöre bağlıdır ve hastanın doktoruyla ayrıntılı bir şekilde tartışılmalıdır. Her hasta için en iyi tedavi seçeneği farklıdır ve bireysel duruma göre değerlendirilmelidir.</p>
<h2>Memenin Alınması Riskli midir?</h2>
<p>Tüm cerrahi işlemler gibi mastektomi de belli riskleri içerir. Ancak bu riskler genellikle deneyimli cerrahlar ve tıbbi ekipler tarafından minimuma indirilir.</p>
<p><a href="https://www.cancer.org/cancer/types/breast-cancer/treatment/surgery-for-breast-cancer/mastectomy.html" target="_blank" rel="noopener">Mastektomi</a>nin bazı potansiyel komplikasyonları ve riskleri şunlardır:</p>
<ol>
<li><strong>Enfeksiyon:</strong> Ameliyat bölgesinde enfeksiyon riski her türlü cerrahi işlemde bulunur.</li>
<li><strong>Kanama:</strong> Cerrahi alanın kanaması mümkündür, bu nadiren ciddi bir soruna yol açar.</li>
<li><strong>Lenfödem:</strong> Lenf düğümlerinin çıkarılması, özellikle koltuk altında, kolun şişmesine neden olabilecek bir durum olan lenfödeme yol açabilir.</li>
<li><strong>Seroma:</strong> Cerrahi alanda sıvı birikmesi olan seroma riski vardır.</li>
<li><strong>Nöropatik ağrı:</strong> Bazı hastalar, ameliyat bölgesinde yanma, karıncalanma veya ağrı gibi nöropatik semptomlar yaşayabilirler.</li>
<li><strong>Yara izi:</strong> Her cerrahi işlem bir yara izi bırakır. Mastektomi sonrası yara izinin görünümü ve boyutu, cerrahın tekniklerine ve bireyin iyileşme sürecine bağlı olarak değişebilir.</li>
<li><strong>Anestezi ile ilgili komplikasyonlar:</strong> Anestezi uygulamasının riskleri vardır, ancak genellikle nadirdir ve hastaların sağlık geçmişi dikkate alınarak anestezi planı yapılır.</li>
<li><strong>Psikolojik ve duygusal etkiler:</strong> Memenin tamamının alınması, birçok kadın için duygusal ve psikolojik etkilere neden olabilir. Bu, vücut imajı, özsaygı ve cinsel kimlikle ilgili duygusal tepkilere neden olabilir.</li>
</ol>
<p>Memenin alınması operasyonu öncesinde, hasta ile cerrah arasında riskler, faydalar ve alternatif tedaviler hakkında kapsamlı bir görüşme yapılmalıdır. Ameliyat sonrası dönemde, hastaların psikolojik destek ve rehberlik almasının faydalı olabileceği unutulmamalıdır.</p>
<h2>Alınan Memenin Yerine Yenisi Nasıl Yapılır?</h2>
</div>
</div>
<div class="flex-1 overflow-hidden">
<div class="react-scroll-to-bottom--css-uhooh-79elbk h-full dark:bg-gray-800">
<div class="react-scroll-to-bottom--css-uhooh-1n7m0yu">
<div class="flex flex-col text-sm dark:bg-gray-800">
<div class="group w-full text-token-text-primary border-b border-black/10 dark:border-gray-900/50 bg-gray-50 dark:bg-[#444654]" data-testid="conversation-turn-3">
<div class="p-4 justify-center text-base md:gap-6 md:py-6 m-auto">
<div class="flex flex-1 gap-4 text-base mx-auto md:gap-6 md:max-w-2xl lg:max-w-[38rem] xl:max-w-3xl }">
<div class="relative flex w-[calc(100%-50px)] flex-col gap-1 md:gap-3 lg:w-[calc(100%-115px)]">
<div class="flex flex-grow flex-col gap-3 max-w-full">
<div class="min-h-[20px] flex flex-col items-start gap-3 overflow-x-auto whitespace-pre-wrap break-words">
<div class="markdown prose w-full break-words dark:prose-invert light">
<p>Meme rekonstrüksiyonu, mastektomi sonrasında memenin doğal görünümünü ve şeklini geri getirmek amacıyla yapılan cerrahi bir prosedürdür.</p>
<p>Meme rekonstrüksiyonu için kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:</p>
<ol>
<li><strong>İmplant (Protez) ile Rekonstrüksiyon</strong>: Bu yöntemde silikon veya tuzlu su dolu protezler kullanılır. Meme alındıktan hemen sonra veya daha sonrasında yapılabilecek bu prosedür, genellikle iki aşamalı bir süreçtir:
<ul>
<li>Doku genişleticisi yerleştirilir: Öncelikle cerrah, alınan meme bölgesine bir doku genişleticisi adlı bir cihaz yerleştirir. Bu cihaz, birkaç hafta veya ay boyunca periyodik olarak doldurularak cilt ve kasın yavaşça gerilmesini sağlar.</li>
<li>İmplantın yerleştirilmesi: Doku yeterince genişletildiğinde, cerrah doku genişleticisini çıkarır ve onun yerine silikon veya tuzlu su dolu bir implant yerleştirir.</li>
</ul>
</li>
<li><strong>Özerk Doku Transferi ile Rekonstrüksiyon</strong>: Bu yöntemde hastanın kendi vücudundan alınan doku (genellikle karın, sırt veya kalça bölgesinden) kullanılır:
<ul>
<li>DIEP flep: Özellikle karın bölgesinden alınan cilt, yağ ve bazen kas dokusuyla yapılan bir rekonstrüksiyondur. Karın bölgesindeki bu doku, göğüs bölgesine transfer edilir ve yeni bir meme şeklinde düzenlenir.</li>
<li>TRAM flep: Karından cilt, yağ ve kas dokusu alınarak yeni bir meme oluşturulur. DIEP ile benzerdir, ancak kas transferi de içerir.</li>
<li>Latissimus dorsi flep: Sırt bölgesinden alınan cilt, yağ ve latissimus dorsi kası, göğüs bölgesine taşınarak yeni bir meme oluşturmak için kullanılır.</li>
</ul>
</li>
<li><strong>Meme ucu ve areola rekonstrüksiyonu</strong>: Meme dokusu tamamlandıktan sonra meme ucu ve areola, cerrahi veya dövme yöntemleri ile rekonstrüe edilebilir.</li>
</ol>
<p>Meme rekonstrüksiyonunun hangi yönteminin kullanılacağı, hastanın genel sağlığı, vücut tipi, mastektominin türü ve hasta tercihlerine bağlı olarak kararlaştırılır. Eğer bu tür bir prosedür düşünüyorsanız, konuyla ilgili bir plastik cerrah ile detaylı bir danışma gerçekleştirmenizi öneririm.</p>
</div>
<h2>Mastektomi Ameliyatı Ne Kadar Sürer?</h2>
<div class="flex-1 overflow-hidden">
<div class="react-scroll-to-bottom--css-uhooh-79elbk h-full dark:bg-gray-800">
<div class="react-scroll-to-bottom--css-uhooh-1n7m0yu">
<div class="flex flex-col text-sm dark:bg-gray-800">
<div class="group w-full text-token-text-primary border-b border-black/10 dark:border-gray-900/50 bg-gray-50 dark:bg-[#444654]" data-testid="conversation-turn-3">
<div class="p-4 justify-center text-base md:gap-6 md:py-6 m-auto">
<div class="flex flex-1 gap-4 text-base mx-auto md:gap-6 md:max-w-2xl lg:max-w-[38rem] xl:max-w-3xl }">
<div class="relative flex w-[calc(100%-50px)] flex-col gap-1 md:gap-3 lg:w-[calc(100%-115px)]">
<div class="flex flex-grow flex-col gap-3 max-w-full">
<div class="min-h-[20px] flex flex-col items-start gap-3 overflow-x-auto whitespace-pre-wrap break-words">
<div class="markdown prose w-full break-words dark:prose-invert light">
<p>Mastektominin süresi, yapılacak işlemin türüne, cerrahın deneyimine, hastanın sağlık durumuna ve diğer birkaç faktöre bağlı olarak değişebilir.</p>
<p>Genel olarak mastektomi ameliyatları şu süreler arasında değişiklik gösterebilir:</p>
<ol>
<li><strong>Basit ya da total mastektomi:</strong> Bu, sadece göğüs dokusunun çıkarıldığı bir işlemdir. Genellikle 1 ila 2 saat sürer.</li>
<li><strong>Modifiye radikal mastektomi:</strong> Bu, göğüs dokusunun yanı sıra koltuk altındaki lenf düğümlerinin de çıkarıldığı bir işlemdir. Bu ameliyat genellikle 2 ila 3 saat sürer.</li>
<li><strong>Radikal mastektomi:</strong> Bu, göğüs dokusu, koltuk altı lenf düğümleri ve göğüs duvarı kaslarının çıkarıldığı daha kapsamlı bir işlemdir. Bu işlem daha nadiren uygulanır ve genellikle 3 ila 4 saat veya daha uzun sürer.</li>
<li><strong>Lumpektomi:</strong> Bu daha koruyucu bir yaklaşımdır ve sadece tümörün ve çevresindeki bir miktar normal dokunun çıkarıldığı bir işlemdir. Bu ameliyat genellikle 1 saatten kısa sürer.</li>
</ol>
<p>Eğer ameliyata eşlik eden bir rekonstrüktif cerrahi de varsa (örneğin, bir meme rekonstrüksiyonu) süre daha da uzayabilir.</p>
<p>Her durumda, işlem öncesi cerrahınızla ameliyatın süresi, süreç ve iyileşme süresi hakkında ayrıntılı bilgi almanız önerilir.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/memenin-alinmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğumun Yaklaştığını Nasıl Anlarım?</title>
		<link>https://makromasti.com/dogumun-yaklastigini-anlamak/</link>
					<comments>https://makromasti.com/dogumun-yaklastigini-anlamak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2022 21:51:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=705</guid>

					<description><![CDATA[Gebelik süreci, her kadın için hem heyecanlı hem de meşakkatli bir yoldur. Bu sürecin sonuna gelindiğinde doğumun yaklaştığını anlamak gerekli adımların atılması açısından büyük önem arz eder. 9 ay tamamlanırken anne adaylarının aklındaki en kritik soru her daim doğumun yaklaştığını nasıl anlarım olmuştur. Normal bir hamilelik süreci, 9 ay 10 gün yani yaklaşık olarak 40 &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik süreci, her kadın için hem heyecanlı hem de meşakkatli bir yoldur. Bu sürecin sonuna gelindiğinde doğumun yaklaştığını anlamak gerekli adımların atılması açısından büyük önem arz eder. 9 ay tamamlanırken anne adaylarının aklındaki en kritik soru her daim <strong>doğumun yaklaştığını nasıl anlarım </strong>olmuştur. Normal bir hamilelik süreci, 9 ay 10 gün yani yaklaşık olarak 40 hafta sonunda bebeğin doğumu ile neticelenir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-706" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/dogumun-yaklastigini-nasil-anlarim.jpg" alt="doğumun yaklaştığını nasıl anlarım" width="600" height="426" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/dogumun-yaklastigini-nasil-anlarim.jpg 600w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/dogumun-yaklastigini-nasil-anlarim-300x213.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Bazı durumlarda erken doğum gözlemlenirken bazen ise bu sürenin geçmesi mümkündür. Dolayısıyla <strong>doğumun yaklaştığını anlamak </strong>için işaretleri beklemek gerekir. <strong>Doğum belirtileri nelerdir </strong>sorusunun yanıtı başlıca olarak aşağıda sıralandığı gibidir.</p>
<ul>
<li>Rahim ve karın bölgesinde kasılmaların meydana gelmesi (bu kasılmalar, ağrı şeklinde kendisini gösterir ve Braxton Hicks kasılmaları olarak isimlendirilir.)</li>
<li>Karın bölgesinde belirli aralıklar ile sancıların gözlemlenmesi ve sona ermeksizin düzenli bir şekilde devam etmesi</li>
<li>Bu sancılar, regl dönemindeki ağrılara benzer ancak daha şiddetli olabilmektedir</li>
<li>Anne adayında art arda ve sıklıkla tuvalete çıkma isteğinin oluşması</li>
<li>Üst karın tarafında anne adayının bir rahatlama hissetmiş olması</li>
<li>Bebeğin dünyaya gelmek üzere doğum kanalına doğru ilerlemesi</li>
<li>Halk arasında su gelmesi olarak da bilinen plasentadaki suyun boşalması</li>
<li>Sırt bölgesinde ağrılar ve krampların hissedilmesi</li>
</ul>
<p>Unutulmaması gereken en önemli husus, her gebeliğin kendisine özgü olabileceği gibi <strong>doğum belirtileri </strong>konusunda da değişikliklerin meydana gelebileceğidir. <strong>Doğumun yaklaştığını gösteren belirtiler </strong>çok çeşitlidir ve her anne adayında kendisini farklı şekillerde gösterebilir. En yaygın belirtiler yukarıda ifade edildiği gibidir. Özellikle su gelmesi ve sancıların ağırlaşması en kritik belirtiler arasında yer alır ve mutlaka dikkate alınmalı, hekim ile iletişime geçilmelidir.</p>
<p>Hamileliğin 35. haftasından itibaren aralıklar ile kısa süren sancıların hissedilmesi olağandır. Bununla birlikte zaman ilerledikçe sancıların sıklığı artar ve süresi uzar, doğum yaklaştığında ise sancılar maksimum noktaya ulaşır. Aynı zamanda doğumun yaklaşması ile birlikte hamile kadınların vücudu doğumu gerçekleştirmek üzere kas ve eklemlerinde hareketliliğe gider ve bu durum da kendisini kramplar ile gösterir.</p>
<h2>Doğumun Yaklaştığını Anlamanın Yolları</h2>
<p>Anne karnındaki bebeği enfeksiyonlardan korumak üzere rahim ağzında bir tıkaç bulunur ve bu tıkaç, mukustan meydana gelir. Doğumun yaklaşmasının bir göstergesi olarak bebek aşağı iner ve bu tıkacı iteleyerek aşağı düşmesine neden olur. Mukuslu bu tabaka, kan ile birlikte dışarı atılır. Bazı bölgelerde bu tıkaç, nişan şeklinde isimlendirilir. Genellikle doğumdan birkaç gün önce bu olay yaşanır. Tüm bunlara ek olarak rahim ağzının açılması nedeni ile reglken olduğu miktarda kanama meydana gelebilir.</p>
<p>Hamile kadındaki kasılmalar, karın bölgesinde yer alan kesenin yırtılması ile sonuçlanır. Akabinde plasenta içerisindeki su dışarı atılır. Bebek, su gelmesinin ardından doğum kanalına doğru iner. Kadınlar, bu durumu şiddetli şekilde tuvaletlerinin gelmesi şeklinde ifade eder. Diyafram &amp; mide hizasında ve üst karın bölgesinde rahatlama hissinin meydana gelmesi, bebeğin kanala inmesinden mütevellit gerçekleşir.</p>
<h2>Doğum Yaklaşırken Neler Yapılmalıdır?</h2>
<p><strong>Doğum yaklaşırken neler yapılmalıdır</strong> ve sağlıklı bir doğum için nelere dikkat etmek gerekmelidir? Her şeyden önce anne adayı, kendisini doğuma psikolojik olarak hazırlamalıdır. Aynı zamanda fizyolojik olarak da vücudu rahatlatmak adına <a href="https://makromasti.com/hamilelikte-yuruyus-ve-egzersiz/" target="_blank" rel="noopener">gevşeme egzersizleri</a>ni uygulamak yararlı olacaktır. Doğru nefes tekniklerinin öğrenilmesi, pelvis taban kasları üzerinde müdahale yetkisini genişletir. Bu sayede doğum, çok daha kolay bir şekilde gerçekleşebilir.</p>
<p>Anne adayları, yukarıdaki belirtileri yaşadığı veya süresini doldurduğu zaman ivedilik ile hekimi ile iletişime geçmeli ve doğumu gerçekleştirmeyi planladığı tıp merkezine gitmelidir. Hamilelik süresince doğumun hangi hastanede yapılacağı belirlenmelidir, ancak bazı durumlarda beklenmedik şekilde farklı hastanelere gitmek büyük bir sorun yaratmaz. Bu hususta hamile kadınlar, kendilerini her durumda rahat hissedecek şekilde telkin etmelidir.</p>
<p>Hamilelikler, farklı kadınlarda değişen belirtiler ile sona erebilir. Anne adayları, yukarıda yer alan belirtilerin hepsini veya bazılarını yaşayarak ya da hiçbirini yaşamadan dahi doğum gerçekleştirebilir. Bu nedenle düzenli olarak hekim muayenelerine gitmek ve gerekli takipleri gerçekleştirerek hekim önerilerine uymak son derece önemlidir. Kasılmalar hissedildikten sonra kısa süre takibi yapılır, şiddetlendiğinde hastaneye gidilir. Plasenta suyu boşalırsa ya da kan çıkışı olduğu gözlemleniyorsa ivedilik ile hastaneye gidilmelidir.</p>
<p>Hamilelik dönemi ile ilgili diğer yazılarımıza aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://makromasti.com/hamilelikte-memede-degisiklikler/" target="_blank" rel="noopener">Hamilelik döneminde memede görülen değişiklikler</a></p>
<p><a href="https://makromasti.com/hamilelikte-ilk-3-ay/" target="_blank" rel="noopener">Hamilelikte ilk 3 ay</a></p>
<p>Ayrıca detaylı bir dış kaynak olarak <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Pregnancy" target="_blank" rel="noopener">wikipedia</a>&#8216;yı güvenli ve doğru buluyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/dogumun-yaklastigini-anlamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Yürüyüş ve Egzersiz</title>
		<link>https://makromasti.com/hamilelikte-yuruyus-ve-egzersiz/</link>
					<comments>https://makromasti.com/hamilelikte-yuruyus-ve-egzersiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2022 21:29:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=702</guid>

					<description><![CDATA[Hamilelik, her kadın için güzel olduğu kadar meşakkatli de geçer. Bu süreçte anne adayları, hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarına ellerinden geldiğince iyi bakmalıdır. Fizyolojik olarak anne vücudunu doğuma hazırlamak ve aynı zamanda genel anlamda iyi hissetmesini sağlamak üzere hamilelikte yürüyüş ve egzersiz yapmak hekimler tarafından normal süreç içerisinde sıklıkla tavsiye edilir. Bununla birlikte riskli &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik, her kadın için güzel olduğu kadar meşakkatli de geçer. Bu süreçte anne adayları, hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarına ellerinden geldiğince iyi bakmalıdır. Fizyolojik olarak anne vücudunu doğuma hazırlamak ve aynı zamanda genel anlamda iyi hissetmesini sağlamak üzere <strong>hamilelikte yürüyüş ve egzersiz </strong>yapmak hekimler tarafından normal süreç içerisinde sıklıkla tavsiye edilir. Bununla birlikte riskli gebeliklerde kadınlar, mutlaka hekime danışmalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-703" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-yuruyus.jpg" alt="hamilelikte yürüyüş ve egzersiz" width="600" height="400" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-yuruyus.jpg 600w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-yuruyus-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><a href="https://makromasti.com/hamilelikte-ilk-3-ay/" target="_blank" rel="noopener">Hamileliğin ilk 3 ayı</a>, en riskli dönem olarak ön plana çıkar. Bu dönemde anne adayı, kendisini fazla yormamalıdır. İlk 3 ayı dolduran gebeler, haftada 3 ila 4 gün düzenli olarak yürüyüş ve egzersiz yaparlarsa bu, son derece faydalı olacaktır. Duruma göre erken doğum riski bulunmadığı takdirde kanama ya da düşük risklerine karşı hekim tavsiyesi ile ilk aydan sonra da yürüyüşlere başlanabilir.</p>
<h2>Hamilelikte Yürüyüşün Önemi</h2>
<p><strong>Hamilelikte yürüyüşün önemi</strong> büyüktür. Yapılan araştırmalar göz önünde bulundurulduğunda anne ve bebek sağlığı için yürüyüp düzenli olarak egzersiz yapmanın daha iyi olduğu gözlemlenmiştir. Hekim tavsiyesi ile spesifik durumlarda anne adayının daha az hareket etmesi önerilebilir, harici olarak normal <strong>gebelikte yürüyüş yapmanın faydaları</strong> başlıca olarak aşağıda sıralandığı gibidir.</p>
<ol>
<li>Normal doğumun gerçekleşmesini kolaylaştırır.</li>
</ol>
<p>Hamilelik süresince yapılan yürüyüş ve egzersizler, normal doğum gerçekleşmesini destekler. Pelvis ve kalça kasları, bu egzersizler esnasında güçlenir ve aynı zamanda anne adayının esnekliğinin de artmasını sağlar. Bu sayede anne ve baba yapılan egzersizlerden fayda sağlar.</p>
<ol start="2">
<li>Stresin azaltılmasını sağlar.</li>
</ol>
<p>Yıllardır yapılan araştırmalar göz önüne alındığında spor yapmanın, kritik seviyede stresi azalttığı görülmüştür. Bilhassa hamilelik döneminde anne adaylarının hormonları çok değişkendir ve bu durum, kaygı bozukluğuna sebebiyet verebilir. Meydana gelen bu negatif duygu değişimlerinin üstesinden gelmek için spor yapmak son derece yararlıdır. Düzenli olarak yürüyüş yapmanın serotonin ve endorfin salgılattığı bilinmektedir.</p>
<ol start="3">
<li>Gebelik zehirlenmesinin önüne geçer.</li>
</ol>
<p>Hamilelik döneminde kan basıncının artması, zehirlenme ile sonuçlanabilir. Gebelik zehirlenmesi şeklinde isimlendirilen bu tıbbi kondisyon, tansiyon yüksekliğini ifade eder. Yürüyüş ve egzersizlerin belirlenen program içerisinde düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi hem tansiyonu hem de kolesterolü dengeleyeceği için gebelik zehirlenmesinin önüne geçer.</p>
<ol start="4">
<li>Ödem oluşumunu azaltır.</li>
</ol>
<p>Hamilelikte bir diğer önemli sorun da el ve ayak bileklerinde şişmenin oluşmasıdır. Ödem neticesinde oluşan bu şişlikleri azaltmanın en iyi yolu periyodik olarak hareket etmektir. Anne adayının yaptığı yürüyüşler ve egzersizler, vücuttaki kan dolaşımını hareketlendirir. Neticede ödem ve şişliklerde de azalma meydana gelir.</p>
<ol start="5">
<li>Kabızlığı önler.</li>
</ol>
<p>Yürüyüş ve egzersiz yapmak hamilelik döneminde sindirim sistemini düzenleyerek sıklıkla gözlemlenen kabızlığı da önler.</p>
<h2>Hamilelikte Egzersiz Hareketleri</h2>
<p><strong>Hamilelikte egzersiz hareketleri</strong> nasıl olmalıdır ve doğru hareketler nasıl belirlenir? Bu sorunun yanıtı şüphe olmayacak şekilde kadın doğum hekimleri ve fizyoterapistler tarafından verilir. Bununla birlikte <strong>hamileler için <a href="https://www.youtube.com/watch?v=26NPMmROB2Q" target="_blank" rel="noopener">pilates</a> ve yoga</strong> yaygın olarak tercih edilen yöntemler arasında yer alır. Yoga ile pilates, vücudu rahatlatmanın yanı sıra ruhu da arındırma konusunda faydalıdır. Karın bölgesindeki yükün artmasına bağlı olarak hamilelikte bel ve sırt ağrıları sıklıkla görülür.</p>
<p>Yoga ve pilates, anne adayının aynı zamanda bel ve sırt bölgesindeki ağrıların azalmasını sağlar. Bu süreç içerisinde hamile kadınlar, yoga ve pilates konusunda deneyimli uzmanlar ile çalışmalı internetten gördükleri hareketleri evde tek başına denememelidir. Tüm bunlarla birlikte, egzersizlerden önce hekime danışmak büyük önem arz eder.</p>
<h2>Son Aylarda Yürüyüş ve Egzersiz</h2>
<p>Hamilelik döneminde <strong>son aylarda yürüyüş ve egzersiz </strong>yapmak karın bölgesi büyüdüğü için biraz daha zor olabilir. Erken doğum riski bulunmayan anne adayları, hafif tempoda 30 dakika yürüyüş yaparak hem bebeğinin sağlığını muhafaza edebilir hem de doğum hususunda kendisine kolaylık sağlar. Karnın büyümesinden dolayı, oturma pozisyonlarındaki egzersizlerin tercih edilmesi daha doğru olacaktır.</p>
<p>Bunlara ek olarak su içerisinde yapılan egzersizler de aynı şekilde sağlıklıdır. Anne adayının vücut ağırlığındaki artış, suyun kaldırma kuvveti sayesinde dengelenir. Üstelik karada yapılan egzersizler ile kıyaslandığında hamile kadınların vücut ısısı eşit olarak dağılır. Böylelikle bebek, ani ısı değişimlerine maruz kalmaz. Lakin, anne adayları egzersiz yaptıkları havuzların hijyenik olmasına dikkat etmenin yanı sıra aynı zamanda havuz kenarında düşüp yaralanmama konusunda da ehemmiyet göstermelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/hamilelikte-yuruyus-ve-egzersiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüp Bebek ile Cinsiyet Belirleme Yapılabilir mi?</title>
		<link>https://makromasti.com/tup-bebek-ile-cinsiyet-belirleme/</link>
					<comments>https://makromasti.com/tup-bebek-ile-cinsiyet-belirleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2022 21:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=698</guid>

					<description><![CDATA[Tüp bebek, doğal yollar ile çocuk sahibi olamayan çiftler tarafından tercih edilen yaygın yöntemlerden biridir. Tüp bebek ile cinsiyet belirleme yöntemi, PGT şeklinde de isimlendirilir. Kısırlık, tüplerde tıkanma, enfeksiyon, erkeğin sperm sayısının az ve kalitesinin düşük olduğu durumlarda, aşırı kilo ya da ileri yaş nedeni ile bebek sahibi olamayanlar böylelikle kendi çocuklarını kucaklarına alabilme şansına &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek, doğal yollar ile çocuk sahibi olamayan çiftler tarafından tercih edilen yaygın yöntemlerden biridir. <strong>Tüp bebek ile cinsiyet belirleme yöntemi</strong>, PGT şeklinde de isimlendirilir. Kısırlık, tüplerde tıkanma, enfeksiyon, erkeğin sperm sayısının az ve kalitesinin düşük olduğu durumlarda, aşırı kilo ya da ileri yaş nedeni ile bebek sahibi olamayanlar böylelikle kendi çocuklarını kucaklarına alabilme şansına sahip olurlar. Tedavi süreci hekim önderliğinde çift ile birlikte planlanır. Çoğunlukla regl döneminin 2 ya da 3&#8217;uncü gününde tedaviye başlanır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-699" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/tup-bebek-ile-cinsiyet-belirleme.jpg" alt="tüp bebek ile cinsiyet belirleme" width="598" height="433" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/tup-bebek-ile-cinsiyet-belirleme.jpg 598w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/tup-bebek-ile-cinsiyet-belirleme-300x217.jpg 300w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" /></p>
<p>Bu tedaviyi uygulayacak olan çiftlerin akıllarındaki en büyük sorulardan biri <strong>tüp bebek ile cinsiyet belirleme yapılabilir mi </strong>olmuştur. Aslında bu sorunun yanıtı tıp etiği tarafından günümüzde hala tartışılmaktadır. Tıbbi olarak <strong>tüp bebek ile cinsiyet belirleme</strong> mümkündür. Bu yönteme Preimplantasyon Genetik Tanı yani PGT adı verilir. Son derece yüksek başarı şansına sahiptir ve böylelikle çiftin arzu ettiği cinsiyette çocuğa sahip olmasını mümkün kılar. Açıklayıcı bir videoyu <a href="https://www.youtube.com/watch?v=Qtmej-SeAJ4" target="_blank" rel="noopener">burayı</a> tıklayarak izleyebilirsiniz.</p>
<h2>Tüp Bebek Yasal mı?</h2>
<p>Peki ama <strong>tüp bebek yasal mı? </strong>Türkiye’de tüp bebek tedavisi yasaldır. Ancak bunun bir çift tedavisi olduğu unutulmamalıdır. Tedavi kapsamında çiftten kadının yumurtaları alınır ve erkeğin spermi ile laboratuvar ortamında birleştirildikten sonra meydana gelen embriyo, anne karnına yerleştirilir. Çiftler harici, tüp bebek tedavisinde başka birinin sperm ya da yumurtasını kullanmak yasal değildir. Aynı zamanda taşıyıcı anne kullanılarak oluşturulan embriyonun farklı birinin karnına yerleştirmek de ülkemizde yasal olarak kabul edilmemektedir.</p>
<h2>Tüp Bebek PGT yöntemi</h2>
<p><strong>Tüp bebek tedavisinde PGT yöntemi</strong>, cinsiyet belirleme hususunda kullanılan yöntemi ifade eder. Embriyonal dönem kapsamında döllenen yumurta anne karnına yerleştirilmeden önce bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkündür. <strong>Tüp bebek PGT yöntemi </strong>aslında genetik açıdan bozukluğa sahip olan embriyoları saptamak ve bunları ayıklamak için uygulanır. Dolayısıyla bebeğin cinsiyetini seçme konusunda da işlevseldir. Bu hususta istenen cinsiyeti belirlemek için başarı oranı yüzde 99 olarak bilinir.</p>
<h2>Tüp Bebek Riskleri</h2>
<p>Tüp bebek tedavisi, embriyo anne karnına yerleştirildikten sonra standart bir hamilelik ile aynı risklere sahiptir. Bununla birlikte kısa ya da uzun dönemde bazı durumlarda <strong>tüp bebek riskleri </strong>oluştuğu kaydedilmiştir. <strong>Tüp bebeğin kısa dönemdeki riskleri </strong>aşağıda sıralandığı gibidir.</p>
<ol>
<li>İlaçların kadınlarda oluşturduğu geçici yan etkiler, çoğunlukla hafif seyreder. Bu etkiler arasında mide bulantısı, baş dönmesi, ateş basması, alerjik reaksiyonlar vs. yer alır.</li>
<li>Yumurta toplama işlemi esnasında kadınlara anestezi uygulanır ve operasyon, genellikle yaklaşık olarak 15 dakikada tamamlanır. Hasta, birkaç saat içerisinde eve dönebilecek durumda olsa da anestezi verilmesi bazı riskleri de beraberinde getirir.</li>
<li>Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu, kadınlarda karın bölgesine sıvı birikmesini ve akabinde kusma &amp; ağrı gibi durumların meydana gelmesini ifade eder.</li>
</ol>
<p><strong>Tüp bebek tedavisinde uzun dönem riskleri </strong>ise şunlardır:</p>
<ol>
<li>Çoğul gebelik</li>
<li>Düşük</li>
<li>Dış gebelik</li>
<li>Psikolojik rahatsızlıklar</li>
<li>Hamilelik şekeri (GDM &#8211; Gestasyonal diyabet)</li>
<li>Erken gebelik komplikasyonları</li>
<li>Gebelikte hipertansiyon</li>
<li>Düşük doğum ağırlığı (2,5 kilonun altında)</li>
<li>Doğumsal anomaliler</li>
</ol>
<h2>Doğru Bilinen Yanlışlar</h2>
<p><strong>Tüp bebek tedavisinde doğru bilinen yanlışlar </strong>arasında bebeğin cinsiyetini annenin yediklerinin belirlemesi yer alır. Örneğin tatlı yiyince bebeğin erkek olması ya da ekşi yiyince kız olması gibi, ancak bu durum gerçekliği yansıtmaz. Zira kadından alınan yumurta hücreleri, laboratuvar ortamında erkekten alınan spesifik bir spermden üretilebilir. Bu da hekimin uygulayacağı teknik ile babadan istenen şekilde X ya da Y kromozomlu spermi seçebileceğini ifade eder, yani bebeğin cinsiyeti belirlenir.</p>
<p>Aynı zamanda tüp bebek tedavisi ile kalınan gebeliklerde düşük ihtimalinin daha yüksek olduğu düşünülmektedir. Ancak yapılan araştırmalara bakıldığında normal gebelik ile tüp bebek tedavisi ile birlikte meydana gelen gebeliklerdeki düşük oranları arasında çok az bir fark olduğu görülmüştür.</p>
<p>Bir diğer doğru bilinen yanlış ise embriyonun anne karnına transfer edilmesinin ardından çiftlerin ilişkiye girmesinin gebeliğe zarar verecek olmasıdır. Aslında cinsel ilişkiye girmek, embriyonun anne rahmine yerleştirilmesinde ya da sonraki süreçte bir risk teşkil etmez. Lakin tıpkı doğal yollar ile gebe kalınan hamileliklerde olduğu gibi bazı durumlarda hekimler, cinsel ilişki konusunda sınırlandırmalar getirebilir. Dolayısıyla öncelikli olarak hekim tavsiyesine uymak gerektiği unutulmamalıdır.</p>
<p>Bunun gibi daha bir çok açıklayıcı yazıyı sitemizde bulabilirsiniz. Sizin için seçtiğimiz <a href="https://makromasti.com/meme-buyutme-ameliyati/" target="_blank" rel="noopener">meme büyütme ameliyatı</a> yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz. Sağlıklı günler dileriz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/tup-bebek-ile-cinsiyet-belirleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Burun Şişmesi ve Büyümesi</title>
		<link>https://makromasti.com/hamilelikte-burun-sismesi/</link>
					<comments>https://makromasti.com/hamilelikte-burun-sismesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2022 20:44:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=694</guid>

					<description><![CDATA[Hamilelik süresince kadınların vücutlarında bazı değişikliklerin meydana gelmesi kaçınılmazdır. Alınan kilolar ve karın bölgesinin şişmesi ile birlikte aynı zamanda hamilelikte burun şişmesi ve büyümesi de son derece yaygındır. Burun; kıkırdak, bağ dokusu ve yağdan meydana gelir. Dolayısıyla meydana gelen büyüme, dokularda gözlemlenir. Bununla birlikte nadir de olsa gebelik sürecinde burun bölgesindeki kemiklerde dahi büyüme olabileceği &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik süresince kadınların vücutlarında bazı değişikliklerin meydana gelmesi kaçınılmazdır. Alınan kilolar ve karın bölgesinin şişmesi ile birlikte aynı zamanda <strong>hamilelikte burun şişmesi ve büyümesi </strong>de son derece yaygındır. Burun; kıkırdak, bağ dokusu ve yağdan meydana gelir. Dolayısıyla meydana gelen büyüme, dokularda gözlemlenir. Bununla birlikte nadir de olsa gebelik sürecinde burun bölgesindeki kemiklerde dahi büyüme olabileceği kayıtlara geçmiştir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-695" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-burun-sismesi-ve-buyumesi.jpg" alt="hamilelikte burun şişmesi ve büyümesi" width="599" height="417" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-burun-sismesi-ve-buyumesi.jpg 599w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-burun-sismesi-ve-buyumesi-300x209.jpg 300w" sizes="(max-width: 599px) 100vw, 599px" /></p>
<p><strong>Hamilelikte burun büyümesi</strong> mutlak ve kaçınılmaz değildir. Bazı kadınlar, hamilelik süresince aldığı kilolar ile birlikte yüzlerinin şişmesi haricinde burun bölgesinde ekstra değişiklikler fark etmez. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda hamilelikte illa burnun büyümeyeceği lakin çoğunlukla gerçekleşebileceği belirtilebilir. Anne adaylarının bir kısmı ise burunlarındaki şişme ve büyümeyi pek fark edilmeyecek şekilde yaşar. Doğum sonrasında ise bu ufak değişiklikler ortadan kaybolur.</p>
<p>Çok sayıda anne adayına bakıldığında burun şişmesi ve büyümesinin kalıcı olmaması nedeni ile kritik bir sorun yaratmadığını belirtmek doğru olacaktır.</p>
<h2>Hamilelikte Neden Burun Şişer ve Büyür?</h2>
<p>Gebelik süresince hormonlarda değişiklikler meydana gelmesi ve kadınlık hormonu şeklinde de bilinen östrojen düzeyinde artış gözlemlenmesi <strong>hamilelikte burun şişmesinin nedeni </strong>olarak kabul edilir. Burnun özellikle uç kısmı yağdan oluşur. Dolayısıyla büyük oranda şişmesi ve büyüme tespit edilmesi son derece olağandır. Çoğunlukla hamileliğin ardından verilen kilolar ile birlikte burun bölgesindeki şişlik iner ve eski haline dönme gerçekleşir.</p>
<p>Bazı durumlarda burun, hamilelik sonrasında eski haline tam olarak dönmese de şişlik ve büyümenin büyük oranda önceki haline döndüğü söylenebilir. Doğumdan sonra burun, hala şiş ve eskiye oran ile daha büyük olarak kalıyor ise ekstra tıbbi operasyonlar neticesinde kadınların hedefledikleri görünümü yaratmak mümkündür. Tıbbın gelişmesi ile birlikte hamilelikte burun şişmesinin ve büyümesinin sebebi ne olursa olsun bu durumu, kompanse etmek çok daha kolay ve kısa süreli olarak nitelendirilebilir.</p>
<p>Yabancı bir kaynak olarak bu yazıyı da <a href="https://www.romper.com/p/what-is-pregnancy-nose-ob-gyn-explains-another-weird-part-of-pregnancy-17860494" target="_blank" rel="noopener">buraya</a> tıklayarak okumanızı tavsiye ederiz.</p>
<h2>Hamilelik Sonrasında Rinoplasti</h2>
<p><strong>Hamilelik sonrasında rinoplasti</strong> bir diğer adı ile burun estetik ameliyatının yapılması da son derece yaygın bir durumdur. Özellikle hamilelik sürecinde burnun farklı oranlarda büyüyor olması ve aynı zamanda bazı gebelerde solunum güçlüğü gibi bazı kritik problemlere sebebiyet vermesi, kadınların burun estetiği yaptırmak istemesine yol açar. Rinoplasti kapsamında estetik cerrah, burun boyutlarını eski haline getirmeyi amaçlar. Burunda işlevsel sorun ya da sorunlar meydana geldiyse, ameliyat sürecinde bunlar da çözümlenir.</p>
<p>Rinoplasti olan kadınlar, hedefledikleri spesifik bir burun şekli varsa bunu estetik cerraha bildirebilir. Böylelikle aynı ameliyat kapsamında hem fonksiyonel problemler düzeltilir hem de burunun hedeflenen görünüme kavuşması sağlanır. Gebelik boyunca yaşanan burun büyümesi ve şişmesi, çoğu hasta için doğal yollar ya da ekstra operasyonlar ile geri döndürülebilirdir. Bu sayede kadınlar, oluşabilecek kusurların düzeltileceğini bilir ve psikolojik olarak kendilerini daha iyi hisseder.</p>
<p><a href="https://makromasti.com/hamilelikte-memede-degisiklikler/" target="_blank" rel="noopener">Hamilelikte memede görülen değişiklikler</a> isimli yazımızı da göz atmanızı da tavsiye ederiz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/hamilelikte-burun-sismesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte İlk 3 Ay</title>
		<link>https://makromasti.com/hamilelikte-ilk-3-ay/</link>
					<comments>https://makromasti.com/hamilelikte-ilk-3-ay/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2022 19:35:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=688</guid>

					<description><![CDATA[Hamilelik, bir kadının en hassas ve önemli dönemlerindendir. Hamilelikte ilk 3 ay dikkatli olmak son derece önemlidir. Bu sürecin hesaplanması için son adet tarihi baz alınır ve başlangıç gününden itibaren 3 ay sayılmalıdır. Bebek, gebelikte ilk 3 ay boyunca minik bir hücreden tüm organları ile birlikte fetüse dönüşür. Hamilelikte en riskli dönem ilk 3 aydır, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik, bir kadının en hassas ve önemli dönemlerindendir. <strong>Hamilelikte ilk 3 ay</strong> dikkatli olmak son derece önemlidir. Bu sürecin hesaplanması için son adet tarihi baz alınır ve başlangıç gününden itibaren 3 ay sayılmalıdır. Bebek, <strong>gebelikte ilk 3 ay </strong>boyunca minik bir hücreden tüm organları ile birlikte fetüse dönüşür. Hamilelikte en riskli dönem ilk 3 aydır, dolayısıyla düzenli olarak hekim muayenelerine gitmek ve tavsiyelere uymak büyük önem arz eder.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-689 size-full" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-ilk-3-ay.jpg" alt="hamilelikte ilk 3 ay" width="500" height="410" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-ilk-3-ay.jpg 500w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-ilk-3-ay-300x246.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>Anne karnındaki bebek, ilk aylarda alkol, ilaç ve diğer toksiklere karşı maksimum hassasiyeti gösterir. Bilhassa 2. ve 8. haftalar arasındaki dönemde bebeğin teratojenlere maruz kalması kritik hasarlara yol açar. Hamileliğin ilk 3 ayında şunlar gerçekleşir:</p>
<ul>
<li>Kalp gelişimi hususunda en kritik dönemi ifade eder.</li>
<li>Ayak ve el tomurcuklanmaları meydana gelir.</li>
<li>Böbrekler gelişir.</li>
<li>Beyin oluşmaya başlar, lakin bu süreç doğum sonrasına dek sürer.</li>
<li>Sindirim sistemi, kas iskelet sistemi ve sinir sistemi gelişir.</li>
</ul>
<h2>İlk 3 Ay Yapılmaması Gerekenler</h2>
<p>Hamileliğin en riskli dönemi olduğu için anne adaylarının ilk 3 ay boyunca dikkatli olmaları gereken çok sayıda unsur bulunur. Bu unsurlar arasından ön plana çıkanlar aşağıda sıralandığı gibidir.</p>
<ul>
<li>İlk 3 ay boyunca kullanılan ilaçların bebek üzerindeki etkisi bir hayli kritiktir. Bu nedenle anne adayları, hekim tavsiyesi olmadan kesinlikli hiçbir ilacı kullanmamaya büyük özen göstermelidir.</li>
<li>Radyasyona maruz kalmak, bebek üzerinde geri dönüşü olmayan zararlar yaratabilir. Hamile olanlar ya da hamilelik şüphesi bulunanlar röntgen, grafi, sintigrafi ya da tomografi benzeri radyasyon tehlikesi yüksek olan görüntüleme yöntemlerinden kaçınmalıdır. Zorunlu olduğu takdirde hamilelik durumu röntgen isteyen hekim ile paylaşılmalıdır.</li>
<li>Çok ağır temizlik maddeleri, içerdikleri kimyasal bileşenler sebebi ile solunduğu takdirde bebeğe zarar verebilir. Aynı zamanda cilt ile temasında problemler meydana gelebilir.</li>
<li><strong>Hamilelikte ilk 3 ay saç boyamak zararlı mı</strong> sorusu en çok merak edilenler arasındadır. Saç boyamak, bu süreçte kesinlikle tavsiye edilmez.</li>
<li>Enfeksiyona maruz kalmak bebeklerde farklı tıbbi kondisyonlar ile sonuçlanabilir. Bu nedenle gebeliğin ilk 3 ayında kızamıkçık, suçiçeği, toxoplazma, parvovirüs, sifilis, sitomegalovirüs ve benzeri enfeksiyonlardan kaçınmak gerekir. Mümkün olduğu takdirde gebelik öncesi aşıların yapılması yararlı olacaktır.</li>
<li>Bulaşıcı ya da döküntülü hastalığa sahip olan kişiler ile temas minimuma indirilmeli ve mümkünse uzak durulmalıdır.</li>
<li>Çok fazla kahve ya da çay tüketmemek, kafeinden mümkün olduğunca kaçınmak yararlı olacaktır.</li>
<li>Kati suret ile sigara ya da alkol kullanılmamalıdır.</li>
<li>Hamilelik boyunca ağır kaldırmamak ve fiziksel olarak zorlayıcı hareketleri gerçekleştirmemek gerekir. Aksi halde gebeliğin seyrinde istenmeyen durumlar meydana gelebilir.</li>
</ul>
<h2>Hamilelikte İlk 3 Ay Beslenme, Takviye Vitaminler</h2>
<p><strong>Hamilelikte ilk 3 ay beslenme</strong> ve takviye vitaminler konusunda dikkatli olmak, tüm riskleri yok etmek açısından önemlidir. Dolayısıyla çok sayıda anne adayı, gebe olduğu süreçte nasıl beslenmesi gerektiğine dair araştırmalar gerçekleştirir. Bu hususta ehemmiyet gösterilmesi gereken farklı noktalar bulunmaktadır. Her şeyden önce anne adayları, kesinlikle çiğ etten uzak durmalıdırlar. Aynı hassasiyetin iyi yıkanmayan sebze ve meyvelere de gösterilmesi gerekir. Aksi halde toxoplazma enfeksiyonu meydana gelebilir. Bu durumun önüne geçmek için sebze ve meyveler sirkeli su ile yıkanmalıdır.</p>
<p>Oluşturulan beslenme düzeninde dengeli bir planı takip etmek faydalı olur. Buna göre günde 6 öğün sebze &amp; meyve, süt &amp; süt ürünleri, tahıl, omega 3 ve protein tüketilir. Omega 3’ün kaynağı balıklardır. Ancak tüm bu besinlerin ölçülü bir şekilde tüketilmesi ve aşırıya kaçılmaması gerekir. İçerisinde ağır metal bulunan istiridye ya da midye benzeri deniz ürünlerini tüketmemek daha iyi olacaktır. Rafine edilmiş şeker, asitli içecekler ve paketli gıdalar uzak durulması gerekenler arasında yer alır.</p>
<p>Hamilelik boyunca kafein tüketimini minimum seviyeye indirmek bebek açısından daha olumlu olacaktır. Maksimum olarak tüketilmesi gereken kafein miktarı günlük 200 miligram ile sınırlandırılmıştır. Bu da yaklaşık olarak 2 fincan hazır kahve içimine denk olur. Yapılan araştırmalar, hamilelik sürecinde kafein tüketilmeyen bebeklerin pozitif yönde yaşıtlarından önde olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Hamilelikte ilk 3 ay, takviye besin olarak folik asit kullanmak son derece önemlidir. Planlı gebeliklerde, hamilelik öncesindeki 3 ay ve daha sonra hamileliğin ilk 3 ayında günlük olarak 400 mcg folik asit takviye edilmesi gerekir. Hamile kadınlara yapılan testlerde mineral ve vitaminlerin olması gerekenden az olduğu gözlemlendiği takdirde hekim, ekstra vitamin hapları verebilir ve tavsiyelerde bulunabilir.</p>
<p>Mümkün olduğu kadar çeşitli meyve ve sebze gruplarını tüketmek, hamilelikte alınması gereken vitamin miktarının karşılanmasını sağlar. Ancak farklı sebeplerden dolayı takviyelere ihtiyaç olabilir. Bu hususta hamileler, vitamin içerikli olsa dahi hap tüketimini kendilerine göre gerçekleştirmemeli ve hekimlerine danışmalıdırlar. Aynı zamanda eczacılar da bu hususta destek alınacak kişiler arasında yer alır.</p>
<h2>Yatış pozisyonu nasıl olmalı</h2>
<p><strong>Hamilelikte yatış pozisyonu</strong> <strong>nasıl olmalı</strong> ve bebek için en ideal pozisyon hangisidir benzeri sorular bu dönemlerde sıklıkla sorulur. Genel olarak hekim tavsiyeleri hamile kadınların sol tarafa doğru yatması üzerinedir. Bununla birlikte verilen tavsiyeler, hastanın sürekli olarak sol kolunun üzerine yatması anlamına gelmez. Göbeğin yan tarafa doğru düşürülmesi yeterli olacaktır.</p>
<p>Sol yanına doğru yatıldığında bebeğe giden kan akımı artış gösterir ve idrar da annenin böbreklerinden çok daha rahat süzülür. Bu sayede ödem azalır ve akabinde el &amp; ayak bileklerindeki şişliklerde de azalma gözlemlenir. Sağ tarafa doğru yatıldığında tüm ağırlık, bölgede bulunan ana toplardamarın üzerine baskı uğramasına sebebiyet verir.</p>
<h2>Hamileliğin ilk aylarında cinsel ilişki riskli midir?</h2>
<p><strong>Hamileliğin ilk aylarında cinsel ilişki riskli midir</strong> ya da sonraki süreçte tehlike arz eder mi? Hamilelikte hormon değişimlerinin söz konusu olması, kadınlarda fizyolojik olarak cinsel isteğin artmasına sebebiyet verebilir. Bununla birlikte psikolojik olarak özellikle ilk kez anne olacaklar, dışarıdan gelecek etkilerin bebeğe zarar verebileceğini düşündüğü için cinsel birliktelikten kaçınabilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-691" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-seks-hayati.jpg" alt="gebelik dönemi cinsellik" width="600" height="315" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-seks-hayati.jpg 600w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/hamilelikte-seks-hayati-300x158.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Normal bir hamilelikte cinsel ilişkiye girmek hiçbir şekilde risk arz etmez. Bununla birlikte riskli gebelikler söz konusu ise cinsel ilişkiye girmeden önce hekime danışmak yararlı olacaktır. Özellikle daha önce düşük ya da erken doğum yapmış kadınlar, muhakkak hekimlerine danışmalıdır ve bilhassa ilk 2 ay boyunca dikkatli olmalıdır. Aksi halde cinsel ilişkilerin bebeğin ölümüne sebebiyet vereceği ya da sakat bırakacağı benzeri inanışlar gerçeğe dayanmamaktadır.</p>
<h2>Ağrı kesici kullanılabilir mi?</h2>
<p>Hamilelikte ağrı dindirmek üzere belirlenmiş ağrı kesiciler kullanılır. Öncelikli olarak hekimlerin tercih ettiği ilaçlar arasında içerisinde parasetamol etken maddesi bulunanlar yer alır. Parasetamol, en güvenilir ağrı kesici muhteviyatı arasında ilk sırada yer alır bununla birlikte yüksek doz parasetamolun erkek bebeklerde testosteron üretimini azalttığı gözlemlenmiştir.</p>
<p>Yaygın olarak gebelere ağrı kesici, gün içerisinde tek doz tavsiye edilir ve bu miktarının bir zararı olmadığı bilinmektedir. <strong>Hamilelikte ilk 3 ay ağrı kesici kullanımı </strong>etken maddesi fark etmeksizin hekim tavsiyesi ile gerçekleşmelidir, anne adayları ilaç olmadan önce kadın doğum uzmanına danışmalıdır.</p>
<p>Yabancı bir diğer kaynak için: <a href="https://www.healthline.com/health/pregnancy/3-months-pregnant" target="_blank" rel="noopener">healthline</a></p>
<p><a href="https://makromasti.com/hamilelikte-memede-degisiklikler/" target="_blank" rel="noopener">Hamilelikte memede değişiklikler</a> isimli yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/hamilelikte-ilk-3-ay/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne Sütü</title>
		<link>https://makromasti.com/anne-sutu/</link>
					<comments>https://makromasti.com/anne-sutu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Nov 2022 14:12:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=599</guid>

					<description><![CDATA[Anne sütü bebeğin beslenmesi için annenin memesinden salgıladığı sıvıya verilen isimdir. Emzirme dönemi yaklaşık 2 yıl sürer. Doğumdan itibaren bebek emzirilmeye başlanır ve ilk 6 aylık dönemde bebeği yalnızca anne sütü ile beslemek gerekir. Bebeğe anne sütü dışında katı ya da sıvı (su, meyve suyu vs.) takviye besin verilmemelidir. 6 ayın sonunda takviye besinlere başlanabilir. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anne sütü bebeğin beslenmesi için annenin memesinden salgıladığı sıvıya verilen isimdir. Emzirme dönemi yaklaşık 2 yıl sürer. Doğumdan itibaren bebek emzirilmeye başlanır ve ilk 6 aylık dönemde bebeği yalnızca anne sütü ile beslemek gerekir. Bebeğe anne sütü dışında katı ya da sıvı (su, meyve suyu vs.) takviye besin verilmemelidir. 6 ayın sonunda takviye besinlere başlanabilir. Ancak bebek 2 yaşına gelene kadar emzirmeye devam edilmelidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-657" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/anne-sutu.jpg" alt="anne sütünün önemi" width="620" height="395" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/anne-sutu.jpg 620w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/anne-sutu-300x191.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p>Anne sütü bebeğin sindirim sistemine uygundur ve gerekli proteinleri, mineralleri içerir. İnek sütüne göre daha düşük proteinlidir ancak vücuttaki emilimi çok daha verimlidir. Yeni doğan bebeğin ihtiyaç duyacağı tüm besinler yalnızca anne sütünde mevcuttur. Gebelikte memede görülen değişikleri detaylı incelediğimiz yazıyı da <a href="https://makromasti.com/hamilelikte-memede-degisiklikler/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> okuyabilirsiniz.</p>
<h2>Anne Sütünün Tadı ve Kokusu</h2>
<div id="8MsUY-78Eta_xc8Pk4Cs8As__109">
<div class="wDYxhc" lang="tr-TR" data-md="61">
<div role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Sütün tadı yediğiniz ve içtiğiniz şeylere göre değişebilir. Zaman zaman ekşimsi ya da acımsı bir tadı olabilir. Eğer bebeğiniz emmiyor ise sebebi sütün tadı olabilir. Böyle bir durumda beslenme şeklinizi değiştirmelisiniz. Sarımsak, soğan, çeşitli baharatlar ve bazı baklagiller anne sütünü acılaşmasına sebep olabilir.</div>
<div role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA"></div>
<div role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Anne sütünün sabunumsu bir kokuya sahip olmasının nedeni lipaz enzimidir. Lipaz enzimi yağ yakımında görev alır. Süte ekşimsi bir aroma katar. Anneler emzirme sırasında bunu fark etmezler ancak bir pompa ile sağılan sütün kokusuna ve tadına bakıldığında bu durum fark edilir.</div>
</div>
</div>
<h2 role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Anne Sütünün Rengi Nasıl Olmalıdır?</h2>
<p>Emzirmenin ilk haftalarında memenizden beyaz yerine sarımsı bir anne sütü gelebilir. Bu normal ve olağan bir durumdur. Buna <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kolostrum_s%C3%BCt%C3%BC" target="_blank" rel="noopener">kolostrum</a> sütü de denir. ilk günlerdeki bu süt yüksek protein ve immünoglobulin içermektedir. Bebeğin bağışıklık kazanmasında çok önemlidir.</p>
<p>Anne sütü ilk haftalardan sonra yavaşça beyaz renge doğru döner. Ancak yediğiniz besinlerin renkleri ile sütün rengi de zaman zaman değişebilir. Yeşilimsi, mavimsi anne sütü ya yemiş olduğunuz besinlerden kaynaklanır ya da kullandığınız bir ilaçtan kaynaklanıyor olabilir.</p>
<div id="8MsUY-78Eta_xc8Pk4Cs8As__109">
<div class="wDYxhc" lang="tr-TR" data-md="61">
<h2 role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Anne Sütünü Arttıran Besinler</h2>
<div role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Sütün daha besleyici olması  ve lezzetli olması için hekimlerin tavsiye ettiği bazı besinler vardır. Bunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir.</div>
<ul>
<li role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Proteince zengin besinler (balık, kırmızı et, tavuk)</li>
<li role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Meyveler (incir, üzüm, hurma)</li>
<li role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Kuru meyveler (tercihen incir, üzüm ve kayısı kurusu )</li>
<li role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Kuruyemişler (ceviz, badem)</li>
<li role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Sebzeler (yeşil yapraklı sebzeler)</li>
<li role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Bal, pekmez</li>
<li role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Yumurta, yoğurt</li>
<li role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Isırgan otu çayı, papatya çayı, rezene çayı</li>
</ul>
<h2 role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Anne Sütünün Nasıl Sağılır ve Nasıl Saklanır?</h2>
<p>Emzirme her ortamda ve koşulda mümkün olamayacağı için anneler sütlerini zaman zaman sağıp saklamaları gerekebilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır. Öncelikle sütün saklanacağı kap temiz olmalıdır. Cam kaplar kullanılması daha uygun olacaktır. Siteril olmayan kaplar zamanla bakteri oluşmasına sebep olabilir.</p>
<p>Bir diğer nokta ise sütün saklanma yeridir. Anne sütü sağıldıktan sonra oda sıcaklığında yaklaşık 3 saat özelliklerini koruyabilir. 3 saatin üzerinde anne sütü kesinlikle tutulmamalıdır. Buzdolabının alt bölümünde anne sütü yaklaşık 3 gün muhafaza edilebilir. Buzdolabının buzluk kısmına konmaması tercih edilir. Ancak böyle bir duruma zorunlu kalınırsa eğer yaklaşık 3 ay buzluk kısmında sütü saklayabilirsiniz. Sütü kullanmak istediğiniz zaman ise donmuş olan sütü kabı ile birlikte su dolu ılık/sıcak bir başka kaba oturtarak yavaş yavaş çözülmesini beklemelisiniz. Sütü ısıtmak için ateş veya ocak kullanılmamalıdır. Bu sütün kalitesini düşürecektir.</p>
<p>Sütün sağılma şekline göre 2 ayrı metod kullanılabilir.</p>
<h3>Göğüs pompası ile anne sütünün sağılması</h3>
<p>Günümüzde bir çok farklı markanın göğüs pompası satılmaktadır. Kullanılan malzeme kalitesi ürünün fiyatını da arttırmaktadır. BPA dan üretilmeyen göğüs pompaları tercih edilmelidir. PP malzemesi süt sağma pompaları için en iyi tercihtir. Göğüs ucuna uygun olan bir pompa kullanılmalıdır. Elektrikli ya da şarjlı olan pompaların farklı sağım modları bulunabilir. Zaman içerisinde size uygun olan sağım modunu keşfetmeli ve göğüslerin tahriş olmamasına dikkat etmelisiniz. Sağım yapılacağı sırada memeye yavaş yavaş masaj yapılması sağımın rahat bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacaktır.</p>
<h3>El ile sütün sağılması</h3>
<p>Eğer bir pompanız yoksa el ile de sütünüzü sağabilirsiniz. Bu yöntem başlarda zor gibi gelebilir ancak doğru metoda zaman içerisinde alışacaksınız. Öncelikle rahat bir konumda oturarak sağım yapılmalıdır. Memenin en geniş yerinden kahverengi kısmına doğru hafif baskı uygulayarak memenizi sıkın. Kesinlikle şiddetli bir basınç uygulamayın. Sağım bir masaj gibi yapılmalı ve doğru hareketleri bir kaç kere tekrar etmelisiniz. Bu sayede meme ucunuzdan sütün geldiğini göreceksiniz. Süt gelmesi kesildiği zaman aynı hareketleri tekrar tekrar ederek akışı devam ettirmelisiniz.</p>
</div>
</div>
<h2 role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CK0CEAA">Bebek Ne Sıklıkla Emzirilmeli?</h2>
<p>Yeni doğan bebeklerin ilk aylarda 2-3 saatte bir emzirilmesi tavsiye edilir. Bebeklerin ağlamaları emmek istediklerine bir işaret olabilir. Ayrıca dilini damağını emiyor ise bu da bebeğin acıktığını gösterir. Emzirmeden sonra memede süt kalmayabilir. Bebek bir memeyi yaklaşık 20 dakika emer ve memedeki sütü boşaltır. Sütün tekrar memeye toplanması yaklaşık 3 saat sürmektedir. İlk aylarda eğer bebek emmeye devam etmek ister ise diğer memeye geçilip emzirmeye devam edilir. Bebekler doydukları zaman emmeyi keserler. Günlük 8-10 öğün emzirme bebekler için normal kabul edilir.</p>
<p>Memenizde süt olup olmadığını anlamanın yolu memeyi sıkmaktır. Memeyi hafifçe sıktığınızda süt geliyor ise emzirmeye hazırsınız demektir. Emzirme öğünlerinde memeyi değiştirmeniz tavsiye edilir. Bir önceki emzirmeyi sağ meme ile yapmış iseniz, bu sefer sol meme ile emzirmeniz daha uygun olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/anne-sutu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Başı Çöküklüğü Nedir?</title>
		<link>https://makromasti.com/memebasicokuklugu/</link>
					<comments>https://makromasti.com/memebasicokuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 17:01:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=652</guid>

					<description><![CDATA[Meme başı çöküklüğü memenin uç kısmının dışarı çıkık olması gerektiği halde memenin iç kısmında gömülmüş olması haline verilen isimdir. Kalıcı da geçici de meme başı çöküklüğü durumu olabilmektedir. Memenin normal görünümünde memenin uç kısmı dışarı çıkmış olmalıdır. Ancak bazı kadınlarda meme ucunun, baş kısmının çökmüş olması, çöküklüğü durumu ile karşılaşılabilmektedir. Fotoğraftada görüldüğü üzere bu durum &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meme başı çöküklüğü</strong> memenin uç kısmının dışarı çıkık olması gerektiği halde memenin iç kısmında gömülmüş olması haline verilen isimdir. Kalıcı da geçici de meme başı çöküklüğü durumu olabilmektedir. Memenin normal görünümünde memenin uç kısmı dışarı çıkmış olmalıdır. Ancak bazı kadınlarda meme ucunun, baş kısmının çökmüş olması, çöküklüğü durumu ile karşılaşılabilmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-653" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/meme-basi-cokuklugu.jpg" alt="çökük meme ucu" width="400" height="352" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/meme-basi-cokuklugu.jpg 400w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/meme-basi-cokuklugu-300x264.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Fotoğraftada görüldüğü üzere bu durum memenin dış kısmındaki uç derisinin dışarı doğru çıkmış olması gerektiği halde bunun olmamasıdır ve memenin başının içeriye ters olarak geçmiş olması halidir. Meme ucu çöküklüğü, geri halde çekilmiş olan meme uçlarına verilen bir isimdir. Bazı durumlarda kalıcı olan bu durumda, kişi böyle doğmuştur ve doğuştan meme ucu çöküklüğü vardır.</p>
<p>Bazı kişilerde ise <strong>sonradan meme başı çöküklüğü</strong> olur yani bu durum geçicidir. Bu durumu genelde kadınlarda görülen bir durum olsa da bazen erkeklerde de bu durumla karşılaşılabilinir. Bazı durumlarda iki memede bazı kişilerde ise bir memede yaşanabilir.</p>
<h2>Meme Başı Çöküklüğünün Sebepleri</h2>
<p>Bu durumun hem anatomik olarak yani doğuştan hem de sonradan yani geçici bir şekilde olduğunu, oluştuğunu görüyoruz. Bu durum kadınlar için emzirmeyi zor bir hale getiren bir olaydır. Bebek meme ucunu kavrayamaz ve ememez. Bu durum anneler için zorluk yaratabilir. Doktorunuzdan, uzman kişilerden anne adaylarının bu konuda ayrıntılı bilgi alması, muayene olması daha iyi olacaktır.</p>
<p><b>Çöküklük</b> yapısal yani doğumsal olabilir. Genelde birçok hastanın en temel nedeni doğumsaldır. Meme travmalarında ve meme enfeksiyon durumlarında da meme başı çöküklüğü ile karşılaşılabilinir. <a href="https://makromasti.com/meme-sarkmasi/" target="_blank" rel="noopener">Memenin büyümesi ve sarkması </a>da başlıca sebepleri arasındadır. Gebelik ve emzirme dönemlerinde kadınlarda memede çöküklük oluşabilir.</p>
<p>Genelde kadınların yüzde 10’unda bu durumun yaşandığı gözlenmiştir. Bu istatistiki rakam artmaya başlamaktadır.</p>
<h2>Meme Başı Çöküklüğü Ameliyatı</h2>
<p>Meme başı çöküklüğü cerrahi olarak da cerrahi dışında da iki türlü tedavi edilebilir. Bazı kişilerde ameliyata gerek kalmadan, doktor bazı müdahaleler ile meme başını tedavi edebilmektedir. Ciddi bir biçimde memede çöküklüğü olan, kalıcı bu durumu yaşayanlarda ise cerrahi müdahale ve uzman desteği gerekmektedir.</p>
<p><strong>Meme başı çöküklüğü ameliyatı</strong> durumunda meme başı bağı kesilerek, kalıcı ve uygun bir destek kullanılır ve tedavi edilir. Herkesin meme başı için uzman doktor müdahale edecek, kişiye en iyi gelecek cerrahi müdahaleyi uygulayacaktır. Ameliyatında süt kanalları korunarak, kadınların anneliği için önemli olan bebek emzirme durumu için de önlem alınır.</p>
<p>Ameliyatla meme başına destek yerleştirilir. Ayrıca süt kanalları da korunur. Süt kanalı korunarak yapılan ameliyatta meme başının çöküklüğü ile ilgili bir sorun yeniden yaşanırsa doktora başvurulmalıdır. Anestezi ile yapılan meme başı ameliyatlarında operasyon en az 1 saat sürmektedir. Böyle bir sorun yaşıyorsanız konuda uzman doktorlarla görüşerek daha detaylı bilgi almalısınız.</p>
<h2>Hoffman Tekniği</h2>
<p><strong>Meme başı çöküklüğünde Hoffman tekniği</strong> ile de tedavi yapılmaktadır. Meme başı çöküklüğünde genel olarak iki tür tedavi yöntemi mevcuttur. Cerrahi operasyon, ameliyat veya cerrahi dışı müdahaleler ile tedavi mümkündür. Cerrahi dışı bir müdahale de Hoffman tekniğidir. Bu teknikte uzman doktor başparmaklar ile tedaviyi başlatır. Memeye masaj yapılır ve Hoffman tekniği ile meme başı çöküklüğü düzeltilmeye çalışılır.</p>
<p>Doktorunuz Hoffman tekniğinin sizin için en uygun tedavi olduğunu belirlerse bu yöntemle süreç başlatılır. Doktor başparmaklar ile memeye masaj yapar. Göğüs uçları masaj ile çıkarılmaya çalışılır. Meme başı çöküklüğünün giderilmesi, birçok kişi için Hoffman tekniği ile de yapılabilir. Burada önemli olan doktorun sizin için en uygun tedaviyi belirlemesidir.</p>
<p>Emme cihazları kullanılarak da Hoffman tekniği ile de bu sorun giderilebilir. Uzman bir doktor ile sorununun üstesinden gelebilirsiniz. Uzman desteği ve profesyonel yardım kişinin sağlığı ve olumlu bir tedavi süreci yaşaması için olmazsa olmazdır. Hoffman tekniği, emme cihazları gibi cerrahi dışı veya cerrahi operasyon, ameliyat ile de tedavisi yapılabilmektedir.</p>
<p>Son olarak yazımıza ingilizce bir kaynak koyarak incelemek isteyenlere konuyla ilgili doğru bilgiye ulaşmasında yardımcı olalım. <a href="https://www.healthline.com/health/inverted-nipple-treatment" target="_blank" rel="noopener">Burayı</a> tıklayarak yazıyı okuyabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/memebasicokuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memede Akıntı Neden Olur?</title>
		<link>https://makromasti.com/memedeakinti/</link>
					<comments>https://makromasti.com/memedeakinti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 16:25:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=644</guid>

					<description><![CDATA[Bir salgı bezi olan memede, hem emzirme hem de hamileliğin son zamanlarında akıntı olması son derece doğaldır. Bu zaman dilimleri haricinde meme başından akıntı gelmesi, hekime başvurmayı gerektirir. Memede ağrı ve kitlenin ardından memede akıntı olması en sık rastlanan 3. şikayet olarak nitelendirilir. Meme başında akıntı neden olur sorusunun yanıtı çok sayıda olasılığı içermektedir. Meme &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir salgı bezi olan memede, hem emzirme hem de hamileliğin son zamanlarında akıntı olması son derece doğaldır. Bu zaman dilimleri haricinde meme başından akıntı gelmesi, hekime başvurmayı gerektirir. Memede ağrı ve kitlenin ardından memede akıntı olması en sık rastlanan 3. şikayet olarak nitelendirilir. Meme başında akıntı neden olur sorusunun yanıtı çok sayıda olasılığı içermektedir.</p>
<h2>Meme Akıntısının Nedenleri</h2>
<p>Meme akıntısının başlıca sebebi genel olarak bölgedeki iyi huylu kitlelerdir. Nadir de olsa operasyon gerektiren sebepler akıntı durumuna yol açar. Meme akıntısı aynı zamanda meme kanserinin erken semptomlarından biri olabileceği için herhangi bir şüphe mevcudiyetinde ihmal etmeksizin hekime başvurmak önerilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-648 size-full" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/memede-akinti.jpg" alt="meme ucundan akıntı gelmesi" width="487" height="281" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/memede-akinti.jpg 487w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/memede-akinti-300x173.jpg 300w" sizes="(max-width: 487px) 100vw, 487px" /></p>
<p>Meme içerisinde yer alan süt kanalları, meme ucuna yaklaşıldıkça birbirleri ile birleşir. Dolayısıyla 10 – 15 süt kanalının bir araya gelmesi ile meme ucundan süt gelmesi sağlanmaktadır. Memedeki akıntının sebebi nedir öğrenmek üzere akıntının belli başlı özelliklerinin değerlendirilmesi gerekir. Başlıca özellikler aşağıda sıralandığı gibidir.</p>
<ol>
<li><strong> Memedeki Akıntının Rengi</strong></li>
</ol>
<p>Meme ucundan gelen akıntının hangi renkte olduğu son derece önemlidir. Süt rengi, sarı, yeşilimsi ya da gri akıntılar mevcut ise bu durum genel itibari ile meme içerisindeki süt kanallarında iltihap olması ya da genişleme durumunun habercisidir. Beyaz ve sütlü akıntılar, kadınlarda anne sütü üretimini uyarmak ile görevli prolaktin hormonunun arttığının göstergesidir. Akıntı rengi şeffaf (su ya da idrar renklerinde) veya kan ile karışık ise meme kanserinin semptomu ya da intraduktal papilloma adı verilen operasyon gerektiren kondisyonlar meydana gelmiş olabilir.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Meme Akıntısının Hangi Durumlarda Gerçekleştiği</strong></li>
</ol>
<p>Akıntı, meme baş ve uç bölgesinde zorlama &amp; sıkıştırma sonucunda oluyorsa bu durum her kadında görülebilir. Süt kanalları içerisinde belirli miktarda sıvı bulunur ve kanallar zorlanırsa hamile ya da emzirme durumları olmasa dahi meme ucundan akıntı gerçekleşebilir. Genel itibari ile normal bulgular arasında yer alır. Kullanılan ilaçların yan etkilerine bağlı olarak veyahut da hormonsal sebepler ile gerçekleşen akıntılar, meme baş bölgesinin zorlanması ile ortaya çıkar.</p>
<p>Patolojik bir akıntıyı teşhis etmek adına meme başından akıntının kendiliğinden gelmesi büyük önem arz eder. Hastalar, çoğunlukla akıntı geldiğini üst iç çamaşırlarındaki lekelerden tespit ederler. Memeyi sıkmadan ya da zorlamadan iç çamaşırında leke yapan bu akıntılar fark edildiği takdirde hekim muayenesi gerçekleştirilmelidir.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Meme Akıntısının Çift &amp; Tek Taraflı Olması</strong></li>
</ol>
<p>Meme akıntısının tek taraflı ya da çift taraflı olduğu da saptanması gereken unsurlar arasında yer alır. Akıntı, iki meme ucundan da ve çok sayıda süt kanalından geliyor ise genel olarak bu durum meme hastalığından ziyade sistemik bir hastalığa işarettir. Kullanılan ilaçların yan etkileri ve hormon durumundaki değişimler bu duruma sebebiyet verebilir. Beyinde yer alan ve prolaktin (süt salgılama) hormonunun üretimini arttıran hipofiz bezinin tetiklenmesi, her iki memede de akıntı olmasına neden olur.</p>
<p>Hasta, doğum kontrol hapları, tansiyon ilaçları, mide koruyucu ilaçlar, antidepresan ilaçlar, marihuana ve amfetamin benzeri uyuşturucular kullanıyor ise iki meme ucundan da akıntı gelmesine yol açmış olabilir. Aynı zamanda hipotiroid hastası kadınlar, meme başı akıntısından şikayet edebilmektedir. Hormonlarda dengesizlik, hipotalamus hastalıkları ve hipofiz adenomu iki memede akıntıyı tetikleyen faktörler arasında yer alır.</p>
<p>Meme akıntısı, tek bir meme ucundan ve tek bir kanaldan geldiği takdirde bu durum akla meme hastalıklarını getirir. Dolayısıyla tıp literatüründe patolojik meme başı akıntıları olarak da adlandırılırlar. Akıntının mevcudiyeti direkt kanser ile ilişkili olmayabilir. Süt kanalında genişlemeler, süt kanalı iltihaplanmaları ya da süt kanalında iyi huylu tümörün de habercisi niteliğindedir.</p>
<h2>Memede Akıntı ve Ağrının Birlikte Meydana Gelmesi</h2>
<p>Meme başındaki akıntıyı bir ağrı da takip ediyor ise genellikle bu durum meme kanseri ile ilişkili değildir. Zira bu kanser vakalarında memede ağrı pek gözlenmemektedir. Bununla birlikte memedeki akıntı, tek başına kanser semptomu olarak değerlendirilebilir. Diğer belirtiler ile birleştiğinde meme akıntısının meydana geldiği her durum, şüpheli olarak nitelendirilerek uzman hekime başvurmak tavsiye edilir.</p>
<h2>Meme Akıntısı Hangi Yaşlarda Sık Görülür?</h2>
<p>Meme başı akıntısı özellikle 40 yaş üzeri kadınlarda farklı durumlar neticesinde sıklıkla görülebilmektedir. Aynı zamanda kadınların çok doğum yapmış olması da akıntıyı tetikleyen unsurlar arasında yer alır. Ancak iki memede de akıntı gözlemleniyor ise bu genellikle kanser yerine vücuttaki sistemler ile alakalı genel bir soruna işaret eder. Akıntının tek bir memeden geldiği gözlemleniyor ise meme hastalıkları gündeme gelmelidir. Bazı durumlarda meme akıntısı, süt kanalından gelir ve basit bir sağlık sorunu meydana gelmiş olabilir.</p>
<h2>Meme Akıntısını Tetikleyen Sebepler</h2>
<p>Meme başında akıntı meydana gelmesinin başlıca sebepleri arasında şunlar yer alır:</p>
<ul>
<li>Süt kanallarında genişleme olması</li>
<li>Meme bölgesinde travma gerçekleşmesi</li>
<li>Süt üretimini teşvik eden prolaktin hormonunda artış gözlemlenmesi</li>
<li>Memede ya da süt kanallarında apse &amp; iltihap durumu</li>
<li>Süt kanallarının içerisinde oluşan iyi huylu tümörler</li>
<li>Kullanılan ilaçlara bağlı yan etkiler</li>
<li><a href="https://makromasti.com/meme-ucunda-kasinti-kizariklik/" target="_blank" rel="noopener">Paget hastalığı</a></li>
<li><a href="https://makromasti.com/meme-kanseri-belirtileri/" target="_blank" rel="noopener">Meme kanseri</a></li>
<li>Fibrokistik değişikliklerin meydana gelmesi</li>
</ul>
<p>Fibrokistik meme değişikliği, kadınlarda yaygın olarak görülür. Bir hastalık değildir ancak memede kitle olması, ağrı gözlemlenmesi, meme başından yeşil ve gri renklerde bir akıntı gelmesine neden olur. Memede farklı boyutlarda kist, hassasiyet ya da ödeme sebebiyet verir. Fibrokistik, teşhis edildiği takdirde bu basit bir kist olduğuna işarettir. Bazı durumlarda biyopsi yaptırmak gerekebilir.</p>
<p>Fibrokistler, meme kanserine yol açmaz ya da kanser gelişimini tetiklemez. Bu tip kitleler, genel olarak tehlikeli olarak nitelendirilmezler. Meme akıntısına sebebiyet verebilir ancak kanser habercisi değildir.</p>
<h2>Hangi Durumlarda Meme Akıntısı Kanser Belirtisidir?</h2>
<p>Meme akıntılarının büyük bir çoğunluğu kanser dışında farklı durumlardan kaynaklanır. Bununla birlikte yüzde 10 oranında kanser teşhisi konulduğu bilinmektedir. Meme kanserinin en kritik sebepleri arasında meme süt kanallarının duvarları yer alır. Ultrason ya da mamografide belli olmaksızın kanser, meme başındaki akıntısı ile kendisini belli edebilir. Dolayısıyla meme başındaki akıntılar, ihmal edilmeksizin hekim muayenesinde kontrol edilmelidir.</p>
<p>Şikayetler gözlemlendiği takdirde süt kanallarının içerisini görüntülemek amacı ile duktokopi yapılmalıdır. Bu sayede meme kanseri mevcut ise erken dönem teşhisi gerçekleştirilebilir. Memedeki akıntı hangi durumlarda kanserin habercisidir öğrenmek üzere aşağıdaki durumların varlığı sorgulanabilir.</p>
<ul>
<li>40 yaşın üzerinde olmak</li>
<li>Meme akıntısına ek olarak meme ve koltuk altı bölgesi el ile kontrol edildiğinde kitle varlığının fark edilmesi</li>
<li>Meme akıntısının herhangi bir zorlama sonucunda değil de kendiliğinden memeden akıyor olması</li>
<li>Meme akıntısının iki uç yerine yalnızca tek bir memeden gelmesi</li>
<li>Meme akıntısının koyu kahverengi, siyaha yakın, şeffaf renkli (su ya da idrarda olduğu şekilde) ya da kanlı durumda olması</li>
<li>Çoğunlukla akıntı kıvamı su gibi akıcı ya da boza ayarındadır</li>
</ul>
<p>Yukarıdaki durumlar, meme kanseri riskinin yüksek olmasını ifade eder. Fark edildikleri takdirde vakit kaybetmeksizin doktora başvurmak erken teşhis ile işlevsel tedaviden yararlanmayı sağlar.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p><a title="memede akıntı" href="https://www.merckmanuals.com/professional/gynecology-and-obstetrics/breast-disorders/nipple-discharge" target="_blank" rel="noopener">merckmanuals.com</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/memedeakinti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memenin Kahverengi Kısmının Büyük Olması</title>
		<link>https://makromasti.com/buyukareola/</link>
					<comments>https://makromasti.com/buyukareola/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[makromasti]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Nov 2022 18:01:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEME SAĞLIĞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://makromasti.com/?p=640</guid>

					<description><![CDATA[Her kadında meme şekil ve büyüklüğü farklı olduğu gibi meme ucunun kahverengi bölgesi de farklı renklerde olabilmektedir. Memenin kahverengi kısmı areola olarak isimlendirilir ve bebeklerin emme sırasında meme başını daha kolay bulabilmesini sağlar. Açık pembe ile koyu kahverengi arasında farklı renklerde ve aynı zamanda yuvarlak ile oval benzeri şekillerde olabilir. Meme ucu ile birlikte kahverengi kısmın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her kadında meme şekil ve büyüklüğü farklı olduğu gibi meme ucunun kahverengi bölgesi de farklı renklerde olabilmektedir. <strong>Memenin kahverengi kısmı</strong> areola olarak isimlendirilir ve bebeklerin emme sırasında meme başını daha kolay bulabilmesini sağlar. Açık pembe ile koyu kahverengi arasında farklı renklerde ve aynı zamanda yuvarlak ile oval benzeri şekillerde olabilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-641" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/Memenin-Kahverengi-Kismi.jpg" alt="areola küçültme ameliyatı" width="603" height="277" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/Memenin-Kahverengi-Kismi.jpg 603w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/Memenin-Kahverengi-Kismi-300x138.jpg 300w" sizes="(max-width: 603px) 100vw, 603px" /></p>
<p>Meme ucu ile birlikte kahverengi kısmın adı nipple areola kompleksidir. Bazı kadınlarda farklı nedenlere bağlı olarak normalden büyük ya da küçük olabileceği gibi areola, asimetrik de olabilmektedir. Günümüzde bu nedenle areola küçültme estetiği başta olmak üzere farklı estetik ameliyatları kadınlar arasında tercih edilmektedir.</p>
<h2>İdeal Meme Başı (Areola) Büyüklüğü Ne Kadardır?</h2>
<p>Kadınlar için ideal ya da normal olarak kabul edilen meme başı (areola) büyüklüğü 35 ila 48 milimetre arasında değişiklik gösterir. Estetik olarak meme ucundaki simetri için 1:3:9 oranı baz alınır. Meme ucunun (nipple) taban çapı 1 birim olarak kabul edildiğinde areola çapı 3 birim boyutunda ve memenin taban çapı ise 9 birim boyutunda olmalıdır. Erkekler için ortalama kabul edilen areola (meme başı) boyutu daha küçüktür ve 28 milimetredir.</p>
<h2>Memenin Kahverengi Kısmının Boyutları Neye Göre Belirlenir?</h2>
<p><strong>Meme ucundaki kahverengi kısım</strong> areola derisini ifade eder ve Montgomery bezleri nedeni ile hafif bir çıkıntıya sahiptir. Salgısı sayesinde meme ucu ve civarındaki bölgelerin hem kaygan hem de nemli olmasını sağlar. Areola çapı, hava sıcaklığına göre (sıcak – soğuk) ya da hamilelik ve emzirme sonrasında farkı uyaranlara bağlı olarak hem renk hem de boyut açısından farklılık gösterebilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-642" src="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/memenin-kahverengi-kismi-1.jpg" alt="memenin pembe ucu" width="600" height="393" srcset="https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/memenin-kahverengi-kismi-1.jpg 600w, https://makromasti.com/wp-content/uploads/2022/11/memenin-kahverengi-kismi-1-300x197.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Tüm bunlara ek olarak adet dönemlerinde dahi küçük değişimler yaşanabilir. Bununla birlikte daimi olarak memenin kahverengi kısmının (areola) büyüklüğü ya da farklı renk tonlarında olması, genetik sebeplerden kaynaklanmaktadır. Aşırı kilo alıp verme durumlarında, travmalara bağlı olarak, emziren ve hamilelik halinde, yaşlanmaya bağlı olarak, <a href="https://makromasti.com/meme-sarkmasi/" target="_blank" rel="noopener">meme sarkması</a> ya da <a href="https://makromasti.com/meme-buyutme-ameliyati/" target="_blank" rel="noopener">meme büyütme ameliyatları</a>nın ardından bölgede değişiklikler yaşanması da son derece yaygındır.</p>
<h2>Memenin Kahverengi Kısmı Estetik Operasyon İle Küçültülebilir Mi?</h2>
<p>Areola, düzgün bir yuvarlak şekline sahip değildir. Bazı durumlarda oval olabileceği gibi aynı zamanda asimetrik de olabilmektedir. Areolanın rengi ve şekli her kadın için farklı olabilmektedir. Tubuler meme ismi verilen deformite gerçekleştiğinde meme dokusu, areolayı gözle görülür bir biçimde ileri iter. Bu durumun sonucunda memenin kahverengi kısmının genişlediği fark edilebilir.</p>
<p>Erkeklerde jinekomasti görüldüğü takdirde areolanın hacminin de arttığı gözlemlenmektedir. Areolanın büyüklüğünden rahatsız olan kadın ya da erkekler, estetik operasyon ile bölgeyi küçültme imkanına sahiptir.</p>
<h2>Areola Küçültme Ameliyatı Nedir?</h2>
<p>Normalden daha geniş ya da asimetrik şekilde deforme olan meme başları için <strong>areola küçültme ameliyatı</strong> uygulanır. Cerrahi bir estetik operasyonu olan areola küçültme ameliyatı, lokal anestezi altında tek başına yapılabileceği gibi hasta, meme dikleştirme ya da meme küçültme ameliyatını hedefliyorsa aynı esnada da yapılabilir. Operasyon, estetik plastik cerrahi uzman tarafından gerçekleştirilir. İngilizce bilen okurlar <a href="https://www.youtube.com/watch?v=XmGzqf7nzOQ" target="_blank" rel="noopener">burayı</a> tıklayarak anlatımlı video izleyebilirler.</p>
<h2>Areola Küçültme Ameliyatı Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Areola küçültme ameliyatı nasıl yapılır sorusu özellikle meme başı bölgesinden memnun olmayanlar tarafından merak edilir. Operasyon öncesinde cerrah, istenen boyutlara bağlı olarak areolanın boyutunu dairesel olarak işaretler. Ardından genel anestezi ya da lokal anestezi uygulanır. İşaretli bölgenin dışında kalan kahverengi alanlar, ortası boş daire şeklinde çıkarılır. Daha sonra çevredeki meme derisinin ortasında kalan bölge, areola derisine dikişler kullanılarak yaklaştırılır.</p>
<p>Bu sayede simetrik oranlar göz önünde bulundurularak ve hastanın da tercihlerine göre ideal ve daha düzgün bir görüntü elde edilir. İki memenin areolaları arasında seviye farkı olduğu takdirde operasyon da bu da giderilecektir.</p>
<p>Areola küçültme ameliyatı sonrasında dış dikişler yaklaşık olarak 5 gün sonrasında doktor tarafından alınacaktır. Genel itibari ile ameliyat izleri 6 ay ile 2 sene aralığında nihai haline ulaşmış olur. Hekim tarafından verilen kremler, yara izi iyileştirme sürecini hızlandırır.</p>
<h2>Kimler Areola Küçültme Ameliyatı Olabilir?</h2>
<p>Areola küçültme ameliyatı, bir estetik operasyondur ve tıbbi olarak hastanın iyi hissetmesi haricinde bir yararı olduğu genel olarak ifade edilemez. Bu nedenle zorunlu değildir. Memenin kahverengi kısmı (areola) bölgesi geniş olan kadın ya da erkeklere uygulanabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://makromasti.com/buyukareola/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
